Yeni Akit'in haberine göre; Yatay geçiş sırasında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle diploması iptal edilen ve yolsuzluktan hapse atılan Ekrem İmamoğlu’nun yüksek lisans tezi de çalıntı çıktı. YÖK dâhil tüm dünyada kullanılan ve tezlerdeki çalıntı yüzdesini belirlemeye yarayan Turnitin adlı programın “Benzerlik Endeksi” verilerine göre, 2017 yılında kendi yönettiği Beylikdüzü Belediyesi’nin İnsan Kaynakları Yönetimi hakkında çalışma yapan İmamoğlu’nun tezinin %95’inin intihal olduğu öğrenildi.

EKREM’İN HER İŞİ SAHTE

Baba parasıyla kayıt yaptırdığı Kıbrıs’taki Girne Amerikan Üniversitesi’nden sadece başarılı öğrencilerin eğitim gördüğü İstanbul Üniversitesi’ne usulsüz şekilde yatay geçiş yaptığı için diploması iptal edilen ve yolsuzluk gerekçesiyle hapse atılan Ekrem İmamoğlu, hırsızlığa doymamış. Tutuklu olduğu Silivri Cezaevi’nde kaleme aldığı ve ABD merkezli New York Times gazetesinde yayımlanan “Beni kurtarın” mektubunda bile yüzde 93 oranında intihal tespit edilen İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Yüksek Lisans Tezi çalıntı çıktı. “Benzerlik Endeksi”ne göre 2017 yılında, akademik etiğe aykırı şekilde kendi yönettiği Beylikdüzü Belediyesi’nin İnsan Kaynakları Yönetimi hakkında çalışma yapan İmamoğlu’nun tezinin %95’inin intihal olduğu öğrenildi.

YÖK dahil tüm dünyada kullanılan ve tezlerdeki çalıntı yüzdesini belirlemeye yarayan ‘Turnitin’ adlı programın verilerine göre, danışmanlığını Prof. Dr. Gönen İlkar Dündar’ın yaptığı İmamoğlu’na ait “Belediyelerde insan kaynakları yönetimi Beylikdüzü Belediyesi örneği” adlı tezin ise yüzde 91’inin internet kaynaklarından derlendiği belirlendi. İmamoğlu’nun aşırma tezinde akademik yayınların payı ise sadece yüzde 14’e tekabül ediyor.

Evrensel kriterlere göre tezlerdeki benzerlik oranının %15-20 oranını geçmemesi gerekirken, İmamoğlu’nun imzasını taşıyan tez ile İstanbul Medipol Üniversitesi öğrencilerinin ödevleri arasındaki benzerlik yüzde 95’i buluyor. Üniversite sınavını bile kazanamayan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun tezinde kabul edilemez düzeyde bir ‘benzerlik’ olması, yaşanan akademik hırsızlığı gözler önüne seriyor.

Üniversite diplomasi sahte çıkan, serveti şaibeler barındıran, Haçlılara yazdığı mektubu çalıntı çıkan yolsuzluk zanlısı Ekrem İmamoğlu’nun tezinde yüzde 95 gibi kabul edilemez benzerlikler olması, İmamoğlu sadece ismini yazmış eleştirilerine sebep oldu.

İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün, yolsuzluk soruşturması kapsamında Ekrem İmamoğlu’nun ortağı olduğu ve aynı soruşturmada el konulan İmamoğlu İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’nin Beylikdüzü’nde yer alan 3 inşaat projesindeki usulsüzlüklere ilişkin hazırladığı tespit formlarına ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen İBB’ye yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında el konulan İmamoğlu İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’nin Gürpınar Mahallesi, 1185 ada, 5 parselde yer alan taşınmazlarıyla ilgili hazırlanan tespit formunda, il müdürlüğüne yapılan şikayet üzerine teknik ekipler tarafından yapı mahallinde tetkik yapıldığı belirtildi.

Tetkikte ilgili tespitlere yer verilen formda, “Toplamda 16 bloktan oluşan (8 ikiz villa) villa sitesindeki tüm yapıların çatı mahya yüksekliklerinin ruhsat eki mimari projesine aykırı olarak bazı kısımlarda yaklaşık 80 santimetre bazı kısımlarda ise yaklaşık 100 santimetre yüksek imal edildiği, yine tüm villaların çatı eğimlerinin -çift kırım yapılmak suretiyle- ruhsat eki mimari projesine aykırı olarak imal edildiği tespit edilmiştir” denildi. Gürpınar Mahallesi, 1075 ada, 25 parselde yer alan taşınmazla ilgili olarak şikayet üzerine yapılan tetkikle ilgili formda da proje planından farklı yapılan çalışmalar kaydedildi. Dereağzı Mahallesi’nde ve tapuda 1056 ada, 8 nolu parselde kayıtlı taşınmazların dosyasında yapılan inceleme doğrultusundaki tespit formunda ise atama yapılmadan yapı denetim firması seçildiği belirtilerek, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı tarafından yapı ruhsatı düzenlenen 18 bağımsız bölüm olmak üzere, 6 ikiz ve 6 tekli villanın projelerine aykırılık tespitlerine yer verildi.

İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması şüphelilerinden iş insanı Zafer Gül, görevden uzaklaştırılan eski Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın 2015 yılında ilçede belediye başkan yardımcılığı yaptığı dönemde şirketlerinin tadilat ruhsatı için kendilerinden 6 milyon lira istediğini söyledi. Gül Kentsel Tasarım İnşaat Tur. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu belirten Zafer Gül, arsa maliki Mus Can İnşaat şirketi ile 2015 yılının nisan ayında hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını belirterek, şunları anlattı:

TOPLANTI BİTİYOR ‘PARA’ DEDİ

“Sonrasında tadilat ruhsatı almak için arsa sahibi Uğur Güngör ile belediyeye müracaat ettik. Tadilat ruhsatını alabilmek için o dönem başkan yardımcısı olan Murat Çalık, Güngör, Ali Gül (Gül İnşaat eski yetkilisi) ve beni Beylikdüzü Belediyesi’ne toplantıya çağırdı. Toplantıda ruhsatların süresinin dolmak üzere olduğunu ifade ederek, 6 milyon lira bedel istedi. Bu bedeli ödemek istemedik. Karşılığında ilçeye cami, sağlık ocağı, park gibi ismini de bizim koyacağımız bir yer yapmayı teklif ettik. Ancak Çalık bu bedeli ödemek zorunda olduğumuzu, yoksa bu işlemi yapmayacaklarını ifade ederek, ‘Siz gerekli ödemeyi yapın, biz bağış yaparız’ dedi. Bu şekilde yaklaşık 6 milyon lira ödemeyi yapmak zorunda kalarak senetleri Fatih Keleş’e teslim ettik. Daha sonrasında yükleniciler olarak bir kısım ödeme yaptık.

Bir kısmının ödemesini yapamadığımız için Çalık, yerine daire alabileceklerini söyledi. Daireler hisseler oranında verilmiştir. Daha sonra, Adem Soytekin (İmamoğlu’nun kahyası) bizi arayarak ‘Daireleri ben alacağım, satış ofisine geliyorum’ diyerek daireleri maket üzerinden seçmiştir. Metrekare fiyatını onların belirlediği bir fiyattan yerine daire verdik. Böylece 13 bağımsız bölüm, üzerinde Şekerbank’ın 90 milyon lira arsa sahibi adına ipoteği bulunarak devredildi. Tadilat projesinde kapalı alan toplam yaklaşık 106 bin 989 metrekare satılabilir alana düştü. Daire metrekareleri azaltılıp konut sayısı artırıldı. Sonuçta 600 konut, 37 iş yeri olarak hazırlanmış oldu. Toplam kapalı alan metrekaresi düştü. Yani, ekstra bir menfaatimiz de olmadı. İlk savunmamda bu olayları anlatmamıştım. İnşaatın yarım kalmaması ve mühürlenmemesi için belediyecilerin zoruyla o şekilde bir ifade vermek zorunda bırakılmıştım.”