GÜNDEM
24 Mart 2025, Pazartesi, 18:10

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan mağduriyetlerin bir an önce sona ermesini temenni ediyorum. Yabancı kabullerimizle, iftar programlarımızla yine yoğun bir mesaimiz oldu. Ülkemize getirdiğimiz Gazzeli mazlumlardan, devlet koruması altındaki evlatlarımızdan, harbiyeli gençlerimize kadar halkımızın çok çeşitli kesimleriyle muhabbet sofrasında bir araya geldik, hasret giderdik. Bugün de eğitim-öğretim ordusunun neferlerini ağırlayacağız.

Son güne kadar dayanışma, paylaşma ayı Ramazan'ı manasına uygun şekilde idrak etmeye çalışacağız. Mazlum ve mağdurlara el uzatmanın da yanında olacağız.

Dünyanın dört bir yanında zulme uğrayanlara yönelik yardımlarımızı artırdık. Bir taraftan belediyelerimiz bir taraftan parti teşkilatlarımız aracılığıyla ulaştırıyoruz.

Polonya Başbakanının ülkemize ziyareti anlamlıydı. Avrupa ülkeleri ile son günlerde artan diyaloğumuzu istişare ettik. Türkiyesiz Avrupa'nın güvenliği olamaz. Avrupa'nın ülkemize olan ihtiyacı ikrar edilmeye başlandı. Avrupa ülkeleri ve birlikle ilişkilerini ilerletmeye hazırız. Elbette bu Türkiye'nin tek başına sergileyebileceği bir irade değildir. Aynı iradenin muhataplarımızda da olması esastır. Türkiye'nin istikrarlı şekilde izlediği stratejik yaklaşımın Avrupalı mevkidaşlarımızın politikalarına yön vereceğine inanıyorum.

Çanakkale ruhu hem millet olarak hem de kardeşlerimizle bizi birbirimize bağlayan ruhtur. Geçen hafta ayrıca baharın müjdecisi olan nevruzu kutladık. 

Polisimizin kendi cebinden satın aldığı pamuk şekeri çocuklara vermesi ana muhalefeti rahatsız ediyor. Daha düne kadar şehir şehir oy dilenenler kendileri değilmiş gibi pamuk şeker üzerinden hamaset yapıyorlar.

O kadar çarpık bir düşünceye sahipler ki polise asit, taş, balta atılması ile bir sorunları yok ama pamuk şeker bunları rahatsız ediyor.

Bunların özelikle Kürt kardeşlerimiz tarafından not edildiği düşüncesindeyiz.

ÖZGÜR ÖZEL'İN SOKAK PROVOKASYONUNA SERT TEPKİ

İstanbul merkezli bir yolsuzluk operasyonun ardından ana muhalefet partisi genel başkanının yaptığı sokak çağrısı sonrası ortaya çıkan kısa sürede şiddet hareketine dönüşen olayları milletçe ibretle takip ettik.

Marjinal örgütlerin, şehir eşkıyalarının saldırıları sebebiyle 5 günde 153 güvenlik görevlimiz yaralandı. Her türlü provokasyona rağmen sabır ve soğukkanlılıkla görevlerini yerine getiren güvenlik kuvvetlerimizi kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Ana muhalefet yöneticileri çok büyük şuursuzluk örneği sergilemiştir. Yolsuzluk, irtikap, iltimas, rüşvet iddialarına cevap vermek yerine en basit, seviyesiz, ahlak ve hukuk yoksunu açıklamalara imza atmışlardır.

 

Vandalların saldırılarında yaralanan polisimizin, zarar verilen milyarlarca liralık kamu malının tek sorumlusu sokak çağrısı yapan ana muhalefet partisi lideri ve şurekasıdır. Bunun siyasi hesabı Meclis'te hukuki hesabı yargı önünde sorulacaktır. Son 5 günlük tanık olduklarımız bir gerçeği göstermiştir. Türkiye gibi büyük ülkenin basiret, vizyon, kalite açısından çok küçük, iptidai, çapsız bir ana muhalefet partisi vardır. Bunları bırakın devleti, yerel yönetimleri bir belediye büfesi bile teslim edilmeyeceği tekrar ortaya çıkmıştır. İSKİ skandalından 32 yıl sonra bu millete dejavu yaşattılar. Güya seçim denilerek yıllarca nasıl bir tiyatro oynandığını dün bizzat görmüş olduk. CHP'nin demokrasi anlayışı, açık oy gizli sayım komedisinin bir adım ötesine geçemediği tekrar ispatlanmıştır. Aradan geçen 80 yıla rağmen zerre kadar değişmedikleri 85 milyona tekrar hatırlatan CHP'nin kendi çalıp kendi oynadığı oyunu tebessümle izlemeye devam edeceğiz.

Daha önce de birkaç kez çağrıda bulundum, provokasyonlarla vatandaşlarımızın huzurun bozmaktan artık vazgeçin. Cesaretin varsa yolsuzluk, hırsızlık, alınan rüşvet, yapılan usulsüzlüklerin hesabını verin. Yürütülen soruşturmadaki iddialara, tutuklanan kişilere her şeyiyle kefilseniz çıkıp bunu adam gibi açıkça söyleyin. Buna niyetiniz yoksa boşuna milleti germeyin. Sadece sloganını değil zihniyetini de aldığınız banka soyguncusu marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın.

Öyle yüksek sesle bağırıyorlar ki aslında yaptıkları işe, söyledikleri söze, sergiledikleri tavra kendileri de inanmadıklarını hal diliyle ikrar ediyorlar. Sözüne ve eylemine inanan insanların duruşunun en küçük emaresi bunlarda mevcut değil. Biz bu riyakarlığa FETÖ olmak üzere ülkemizin başına musallat edilen örgütlerden, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen uluslararası aktörlerden aşinayız. Bunların şovu da perde kapanınca bitecektir. Geriye baktıklarında zerre kadar saygıları kaldıysa ülkeye yaptıkları kötülüklerden inanıyorum ki utanç duyacaklardır. Gerçi bugüne kadar onurlu davranışlarına hiç şahit olmadık. Ama umudumuzu da yitirmek istemiyoruz.